Sayın Karlıdağ, okurlarımıza kendinizi kısaca tanıtabilir misiniz?
Ben St. Pölten’de yaşayan bir eczacı ve girişimciyim. Uzun yıllardır Sınır Tanımayan Doktorlar ile uluslararası yardım görevlerine gidiyorum. Birkaç yıl önce tıbbi olmayan insani yardımlar için bir dernek kurdum. Farklı durumlardaki insanlar ve insanlık için bir şeyler yapmaya çalışıyorum; bu benim en büyük tutkum.
Sınır Tanımayan Doktorlar bünyesindeki faaliyetlerinize nasıl başladınız?
Daha okul yıllarımdayken Sınır Tanımayan Doktorlar’ın harika çalışmalarına hayranlık duyuyordum ve her zaman uluslararası bir bağlamda çalışmak istemiştim. Eğitimimi tamamlayıp yeterli mesleki deneyim kazandıktan sonra hayalimi gerçekleştirme fırsatı buldum.
Sorumluluklarınız nelerdir?
İlaç yöneticisi veya koordinatör olarak bulunduğum pozisyona bağlı olarak pek çok adımdan sorumluyum: Siparişten ithalata, ilgili ülkedeki ilaçların kalite kontrolünden hastalarımıza ilaçların dağıtımına kadar. Ayrıca tıbbi ekibi klinik eczacılık konusundaki bilgimle destekliyor ve görev yapılan ülkelerdeki personeli eğitiyorum.
Nerelerde ve ne kadar süre görev yaptınız?
Uzun yıllardır görevlere gidiyorum ve çoğunlukla Doğu Afrika, Orta Doğu ve Güney Asya’da olmak üzere pek çok ülkede bulundum. Acil yardım görevleri birkaç haftadan birkaç aya kadar sürüyor, düzenli görevler ise aylarca devam edebiliyor.
Çalışmalarınızda yaşadığınız en güzel anlardan biri hangisiydi?
Pek çok güzel ve duygusal an var. Özellikle yardımlarımız sayesinde kadınların ve çocukların gözlerinde oluşan o umut ışığını görmek beni derinden etkiliyor. Bunlar, dünyadaki hiçbir şeye değişmeyeceğim anlar.
Peki, şahit olduğunuz bunca acı ve ölümle nasıl başa çıkabiliyordunuz?
Bu benim için işin en zor kısmı. Oradaki meslektaşlarımla bu konu hakkında çok konuşuyorum ve Avusturya’ya döndüğümde profesyonel destek alıyorum. Hissettiğim acı azalmıyor ama bununla daha iyi başa çıkmayı öğreniyorum.
Yıkılmış bir şehrin ortasında insanlara yardım ederken ve aslında çok daha fazla yardıma ihtiyaç olduğunu görüp sınırlarınıza dayandığınızda aklınızdan neler geçiyor?
Çoğunlukla acil yardım operasyonlarına katılıyorum. Orada hep şunu düşünüyorum: „Mümkün olanı yap!“ Herkese yardım edemeyeceğimizin farkındayız ama her hayat değerlidir. En kötü anlarda bile bir çözüm veya alternatif arıyor, bu zamanlarda da çok gerçekçi kalmaya çalışıyoruz. Vazgeçmek asla benim tarzım olmadı.
Sloganım şudur: „Her zaman bir çıkış yolu vardır.“
AMEL (Gelişmekte Olan Ülkelerdeki İnsanlara Yardım) derneğini kurdunuz. Bu süreç nasıl gelişti?
Başlangıçta arkadaşlarım ve ailem de insani yardım bağlamında katkıda bulunmak istediler, ben de bir dernek kurmaya karar verdim. Böylece bu konuyu kalpten önemseyen insanlar da başkaları için bir şeyler yapabiliyor. Tüm çevrem projelerde çok aktif bir şekilde yer alıyor ve derneğimize her geçen gün daha fazla kişi katılıyor.
Derneğiniz tam olarak ne yapıyor?
AMEL derneği olarak su kuyuları açıyor, gıda yardımı yapıyor, çocukların ve gençlerin okul ve mesleki eğitimlerini destekliyoruz. Bedensel engelli bireyler için tıbbi yardımcı gereçler sağlıyoruz ve bunları öncelikle ekonomik durumu düşük olan ülkelerde gerçekleştiriyoruz.
Bağış yaparak veya aktif olarak yardım etmek isteyen ilgili okurlarımıza ne tavsiye edersiniz?
Sınır Tanımayan Doktorlar’a yapılan bağışlarla, insani yardım çalışanları olarak dünya genelinde ihtiyaç sahibi insanlara destek olabilir ve onların onurlu bir yaşam sürmelerine yardımcı olabiliriz. Ayrıca Sınır Tanımayan Doktorlar’ın internet sitesinde, nitelikli kişilerin başvurabileceği açık iş pozisyonları da bulunuyor.
Son olarak anlatmak veya eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Bu söyleşi için teşekkür ederim! Desteğinizle daha fazla insana ulaşabilir ve çalışmalarımız hakkında bilgi verebiliriz.
Biz de bu söyleşi ve ayırdığınız vakit için size çok teşekkür ederiz.
Bağışlarınız İçin: https://www.aerzte-ohne-grenzen.at/spenden










